10 Ağustos 2012 Cuma

Gıda Fiyatları "Yine mi" Krize Gidiyor?

World Food Programme (WFP, Dünya Gıda Programı) konu hakkında bir soru-cevap metni yayınladı.

Link

Özeti şu şekilde:


  • Gıda fiyatları artmakta olsa da henüz Şubat 2011'deki rekor seviyeye ulaşmadı.
  • Artışın sebebi özellikle tahıl ve şekerden kaynaklanıyor. ABD'deki kuraklıktan dolayı mısır üretiminde yaşanan düşüş de etkili: Temmuz ayında mısır fiyatları %23 arttı.
  • Geçmiş senelerde (ve daha önceki "krizlerde") sıralanmış olan sebepler halen geçerli: iklim hareketleri, hızlı gelişmekte olan ülkelerde gıdaya olan talep artışı, biyoyakıtlar ve artan dünya nüfusu.
The Guardian gazetesinde çıkan bir haber ise şu yorumları ekliyor:

Link


  • Son altı hafta içerisinde buğday fiyatları %50 arttı.
  • Tarım ürünlerinin biyoyakıt hammaddesi olarak kullanılmalarından dolayı özellikle hayvan yetiştiricileri yem bulmakta zorlanıyor. 
  • Spekülatörlerin etkisi: (Bu yine önceki gıda krizlerinde gösterilen sebeplerden biri idi) İlgili Reuters haberi şurada. Gıda türevlerinin hacmi 89 milyar ABD Doları'na ulaşmış durumda. 




28 Temmuz 2012 Cumartesi

OECD-FAO Tarımda Görünüm 2012-2021 Raporu



Tarımsal ürün fiyatlarındaki 2001-2011 arası artış OECD ülkeleri (kesik çizgi) ve gelişmekte olan ülkelerde (düz çizgi) şu şekilde:



Rapordaki dikkat çekici hususlar şunlar:

Tarımsal emtia fiyatlarının gelecek 10 yıl içinde nominal olarak artması bekleniyor. Ancak fiyatlar enflasyon etkisi arındırıldığında bugünkü seviyelerde kalıyor ya da azalıyor. Geçen 10 yıl ile karşılaştırıldığında ise %10-30 arası artış bekleniyor.

Dünya’da tarım, enerji piyasaları ile bağlantılı durumda. Artan petrol fiyatları tarımsal emtia fiyatlarının artışında önemli bir etken.

2021 yılında dünya nüfusu yaklaşık olarak 680 milyon artacak. Artan gelir seviyeleri ve şehirleşmeye parallel olarak, nüfus artışı işlenmiş gıdalara, yağlara ve hayvansal proteine olan talebi artıracak. Sonuç olarak et, süt ürünleri talebi artacak ve bu da dolaylı olarak tahıl ve hayvan yemi olarak yağlı tohumlara olan talebi artıracak. Dünya üretimine yönelik olarak ise gelişmekte olan ülkelerdeki üretimde yıllık %1.9, gelişmiş ülkelerde ise %1.2 artış öngörülüyor.

Dünya biyoetanol ve biyodizel üretimi 2021 yılında bugünkü seviyenin iki katına çıkacak.

Yağlıtohumlarda Çin dünya ithalatının yarısını gerçekleştirecek.

Özellikle gıda ve etanol talebinden dolayı şeker fiyatları yüksek seviyelerde olacak.

Gelecek 40 yılda tarımsal üretimin artan talebi karşılayabilmek için %60 artması gerekiyor. Bu da 2005-7 ile karşılaştırıldığında 2050’de yılda fazladan 1 milyar ton tahıl ve 200 milyon ton et üretilmesini gerektiriyor.

Yeni arazilerin tarıma açılması sınırlanmış durumda. Ek üretim son 50 yılda olduğu gibi üretkenlikte/verimlilikte artış ile sağlanabilecek.

Su sıkıntısına ek olarak üretimde hatalı yöntemlerin kullanılmasından dolayı çevre sorunları artış gösterecek.

Sonuç olarak ise, daha iyi agronomik uygulamalar teşvik edilmeli, doğru belirlenmiş ticari, teknik ve düzenleyici bir ortam oluşturulmalı ve tarımsal inovasyon sistemleri (araştırma, eğitim, uygulama, altyapı gibi) kuvvetlendirilmeli. Özellikle küçük çiftçilerin ihtiyaçları hedeflenmeli. Gıda zinciri içinde artan talebi karşılamak ve üretkenliği iyileştirmek amacıyla gıda kaybını ve atıkları azaltmak da hedeflenmeli.

29 Haziran 2012 Cuma

2012 Leontief Ödülleri: Timmer ve Lipton

Global Kalkınma ve Çevre Enstitüsü (Global Development and Environment Institute), 2012 yılı Leontief ödülünü tarım ekonomisi alanında çalışan Peter Timmer ve Michael Lipton'a verdi. Ödülün başlığı ise Global Gıda Krizi ve Tarımın Geleceği.

Ayrıntılı bilgi şu sayfada mevcut: link. Sayfada Timmer ve Lipton ile yapılan kısa söyleşiler de mevcut.

Lipton'un törende yaptığı konuşmadan bir kaç alıntı: link

-Üniversitelerin Tarım Ekonomisi bölümleri artık doğal kaynaklar ve çevre ekonomisi üzerine yoğunlaşıyor; ancak bunun tarımın kalkınma üzerindeki rolü üzerine etkisi olumsuz. Ben Harvard Üniversitesi'nde 20 seneden fazla süredir gıda politikası programını yönetiyorum ama Goldman Sachs'a tarımsal kalkınma veya gıda ve beslenme politikası üzerine çalışacaklardan daha fazla öğrenci gönderdim!
-Tarımsal prodüktivitenin artırılmasının toplumun geleneksel tarımsal yapısından modern ekonomik kalkınmanın dinamik sürecine geçişi sağlayacağına inanıyorum.

Timmer konuşmasının devamında iktisatçıların kullandığı standart neoklasik modelle çelişen sonuçlar veren altı örnek veriyor.

Konuşmasını şu şekilde bitiriyor: Gıda fiyatlarındaki istikrarsızlığı azaltmanın yanı sıra, ekonomik büyümeyi sürdürülebilir kılmak için gerekli kurumları ve beşeri sermayeyi oluşturmak zaruri olacak. Hükümetler tıpkı fakirler gibi kısa dönemde yaşarlar. Kalıcı ve uzun vadeli büyümeyi sağlamak için gücü yönetmenin günlük zorlukları ile mücadele edebilecek bir vizyona ve stratejik dizayna sahip olmaları gerekir. Bu da sadece "davranışsal politik ekonominin" genel manada kalkınma politikası ve dar manada da gıda politikası için katkısıyla sağlanabilir.






20 Haziran 2012 Çarşamba

Dünya Ekonomi Forumu: Tarımda Dönüşüm 20-20-20 planı

Dünya Ekonomi Forumu'nun (DEF) yayınladığı Tarımda Dönüşüm planı öncelikli olarak şu üç hedefi belirliyor: (i) Ekonomik büyüme ve fırsatta, (ii) gıda güvenliği ve beslenmede, ve (iii) çevresel sürdürülebilirlikte her 10 yıl için %20 ilerleme.

Bu üç hedefin belirlenmesinde ise şu faktörler önemli: Yakın gelecekte gıdaya olan talebi karşılamak üzere gıda üretiminin %70 oranında artması bekleniyor. Ek olarak, sadece gelişmekte olan ülkelerde yapılan yatırımların %50 oranında artırılması gerekli. Mevcut ekonomik krizler ve tasarruf tedbirleri de düşünüldüğünde bu hedeflerin gerçekleştirilmesine yönelik hamlelerin önemi daha da artıyor. 

Bu çerçevede DEF tarımda yapısal dönüşümün gerçekleştirilmesi amacıyla uygulanması hedeflenen Yeni Vizyon'u tanıtıyor. Başarıya ulaşmada Kamu-Özel Sektör İşbirliklerinin oynayacağı rol özellikle vurgulanmış. Başarı örneklerinden biri şu şekilde: Vietnam'da son 20 yılda devlet politikası olarak tarımda büyümeye öncelik verilmiş. 1980'den bu yana tarımda kişi başı reel katma değer senede %5 büyüme göstermiş, bu rakamın dünya ortalaması %1.2. Ülkede global yatırımcılara da danışılarak öncelikle kritik tarımsal ürünlerin hangileri olduğu tespit edilmiş. 10 senelik tarım planı çerçevesinde bir çalışma kolu (task force) oluşturulmuş. Bu grubun eş başkanlığını Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanı ile çok uluslu bir şirketin genel müdürü üstlenmiş. Grupta 14 çokuslu şirket, üç yerel şirket, iki eyalet, bakanlık görevlileri ve tarım ve kırsal kalkınma enstitüsü yetkilileri de yer almış. Seçilen beş ürün için beş çalışma grubu oluşturulmuş; grupların her birinde bir özel sektör bir de kamu sektörü temsilcisi yer almış. Her grubun hedefi üründeki üretkenliği, sürdürülebilirliği ve küçük çiftçinin kazancını iyileştirme olarak belirlenmiş. Yerel yönetimler, çiftçi birlikleri, uluslararası kuruluşlar, finans kurumları ve sivil toplum örgütleri ile işbirliği yapılmış. Sonuçta ise, üretimde artış, kalitede iyileştirme, çiftçilerin kalkınması ve gelirlerinin artışı elde edilmiş. Yeni hedefler ise küçük çiftçiler için finansal destek mekanizmalarının oluşturulması ve büyümelerinin sağlanması. Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı Yeni Vizyon'u benimsemiş durumda. 

Yeni Vizyon 26 global şirketin öncülüğünde gerçekleşiyor. Bu şirketlere ise FAO, Harvard Üniversitesi ve IFPRI destek veriyor. Global gıda sisteminde başlamış olan dönüşüm çerçevesinde çiftçilerin geçiminde ve dünya çapında ekosistemlerde ilerleme kaydedilmesi hedefleniyor.

Rapor şu adreste mevcut: link